6 Haziran 2021

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİ(ÇMOT) NEDİR?

‘’İLİŞKİ TERAPİDİR; DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİNE VEYA TERAPİYE HAZIRLIK DEĞİLDİR.’’

                                                                                                  Garry L., Landreth

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi(ÇMOT) terapist ve çocuk arasındaki ilişkinin, gelişimsel ve içsel mücadelelerden kaynaklı problemler yaşayan çocuklar için birincil iyileştirici faktör olduğuna dayanmaktadır.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (ÇMOT), oyunu gelişimsel olarak çocuğun kendine özgü dili ve çoğu ekolün ortak ilkesi olarak tanımlar. Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (ÇMOT), sağlığın ve işlevselliğin kaynağı olarak çevreye ve ilişkiye odaklanması ile diğer oyun terapisi yaklaşımlarından da ayrılır. Aynı zamanda oyun terapisi için en çok araştırılan yaklaşımdır. Yapılan araştırmalar çocuklarla çalışmak için birey merkezli bu modeli desteklemektedir.

Çocuğun gelişim sürecinde ebeveynleri ya da çevresi tarafından belirlenen sınır ve kurallar oyunlarını da kısıtlamaktadır. Bu anlamda oyun terapistinin oyun odasında çocuğa ve çocuğun yansıttığı duygulara ve isteklere karşı gösterdiği koşulsuz olumlu saygı ve empatik anlayış oldukça önemli bir etkiye sahiptir. Çocuğun kendi potansiyelini deneyimlemesini sağlamaktadır.

En önemli figürün çocuk olduğu, oyunu ve davranışlarını kendisinin yönlendirdiği bu güvenli alanda kimse ona ne yapması gerektiğini söylemez, tavsiyede bulunmaz, onu azarlamaz, rahatsız etmez, onun mahremiyetini ihlal etmez. Çocuk burada kanatlarını açabileceğini hisseder. Tam olarak kabul gördüğü için kendisine doğrudan bakabilir.  Ebeveynlerin ya da yetişkinlerin otoritesi, rakip akranlar veya sıkıntılı durumlarla yarışmak zorunda değildir.  Başlı başına bir bireydir ve ona itibar edilerek saygı gösterilir. Yetişkinlerin yönlendirmesi, himayesi, azarlaması, kısıtlama, eleştiri, onaylamama, destek veya müdahalelerinin olmadığı bir ortam çocuk için özel bir deneyimdir. Bu anlamda çocuk merkezli oyun terapisi çocuğun problemine değil ÇOCUĞA odaklanır. Destekleyici bir ortam sağlandığında, çocuk spontane olarak kendini geliştirmeye yönelecek ve kendi problemlerini çözebilmek için sorumluluk alacaktır.

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİ (ÇMOT) KİMLERE UYGULANIR?

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (ÇMOT) 2-12 yaş arası çocuklara uygulanmaktadır.

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİ (ÇMOT) HANGİ DURUMLARDA KULLANILIR?

  • Boşanmış ailelerin çocuklarına,
  • Evlat edinilmiş veya terk edilmiş çocuklara,
  • Aile içi şiddet gören çocuklara,
  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite tanısı almış çocuklara,
  • Akran zorbalığı yaşayan çocuklara,
  • Kaygı, korku ve fobileri olan çocuklara,
  • Kardeş kıskançlığı yaşayan çocuklara,
  • Kayıp ve yas yaşayan çocuklara,
  • Duygusal, fiziksel ve cinsel tacize uğramış çocuklara,
  • İçe çekilmiş ve sürekli mutsuz çocuklara,
  • Uyku Bozukluğu olan çocuklara,
  • Öfke Problemi yaşayan çocuklara,
  • Konuşma bozukluğu olan çocuklara (kekemelik, tekrarlayıcı bebek konuşması)
  • Alt ıslatma problemi yaşayan çocuklara uygulanmaktadır.

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİ (ÇMOT) KAÇ SEANS SÜRMEKTEDİR?

Oyun Terapisinin ne kadar sürmesi gerektiğiyle alakalı kesin bir süre bulunmamaktadır. Bu süre çocuğun probleminin türü, geçmiş öyküsü, gelişimsel özellikleri, kendi iyileşme temposu ve ailenin sürece düzenli katılımı gibi faktörlerden etkilenmektedir. Ancak ortalama seans sayısı 10 ile 18 arasında arasında değişebilmektedir.

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİNİN (ÇMOT) FAYDALARI NELERDİR?

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (ÇMOT) çocuklar için tamamen güçlendirici bir yaklaşımdır. Çocukların kendi sorunlarını kendi yollarıyla çözebilme becerileri olduğuna inanır ve terapist çocuğun oyunun içeriğini yönlendirmeden kaçınarak çocuğun sorunu kendi yoluyla çözebileceğine güvendiğini gösterir. Bu yaklaşım;

  • Çocukların duygularını daha iyi anlamaları,
  • İhtiyaçlarının karşılanması için duygularını ifade etmeleri,
  • Problem çözme becerilerinin gelişimi,
  • Sorunlu davranışın azalması,
  • Çatışmalarla başa çıkma ve seslerini duyurmaları,
  • Öz güvenlerinin artması ve öz kontrolün gelişmesi gibi birçok olumlu sonuçlar sağlamaktadır.